Milli ve manevi bayramlar ve bayram kadar kıymetli günler toplumu bir arada tutan, güçlü kılan temel taşlardır. Böylesine manalı günlerde, o günlerin şuuruna uygun davranışlar sergilemek gerekiyor. Kişinin savunduğu değerler farklı olsa da karşılıklı saygı göstermek mecburiyettir.
30 Ağustos Zafer Bayramı tüm yurtta olduğu gibi Alanya’da da kutlandı. Sabah çelenk sunumu, akşam gelenek olduğu üzere ‘Fener Alayı’ yapıldı. Kaymakam, Belediye Başkan Vekili, siyasi partilerin başkan ve temsilcileri, sivil toplum yöneticileri ve milli değere kıymet verip alana giden binlerce vatandaş, Kent Konseyi öncülüğünde buluştu. Kiminin kıyafetinde, kiminin elinde Türk Bayrağı ve meşaleler ile herkes coşkuya ortak olma şuuru içinde törene katıldı.
Milli duygusu yüksek bu şuur ile başlayan ‘30 Ağustos Fener Alayı’ etkinliği maalesef sabote edildi.
Muhittin Böcek sevdalısı olarak bilinen bir grubun “Muhittin Böcek yalnız değildir" yazan tişörtleri ve artıkları sloganlar etkinliği tartışılır hale getirdi.
Geceye gölge düşüren eylemin sorumlusu ne Alanya Kaymakamlığı ne belediye ne de fener alayını organize eden Kent Konseyi.
Sorumlu sorumsuzlar üzerinde tişörtlerle fotoğraf paylaşan, arkalarına taktıkları gençleri milli şuurdan uzak, kendi beklentileri için sahaya süren siyasi figürlerdir. Eylemin CHP'nin kurumsal yönetimi ile ilgisinin bulunmadığını da düşününce Parti Meclis Üyesi Şengül Yeşildal'ın kişisel siyasi beklentileri için neler yapabileceğini de görmüş olduk. Gençlik Kolları Başkanı Mahmuthan Dolapçı ve ilçede Sayın Böcek’in yegane temsilcisi olarak gören Durmuş Özgen’in de dahil olduğu eyleme karşı parti tabanı ve genel merkez başta olmak üzere yönetim kademelerinin nasıl bir tavır sergileyeceğini doğrusu merak etmekteyim.
Ayrılıkçı tutum sergileyerek ‘Muhittin Böcek’e özgürlük narasını attıranlar kendilerine güveniyorsa, elin topladığı kalabalıktan medet ummadan buyursunlar 3 gün sonra bir miting yapsınlar. Hem siyasi rüştlerini de ispat ederler. Aksi halde 30 Ağustos’ta yapılan bu eylem uyumlu bir yönetim anlayışı sergileyen şehirde, belediye ve STK’ların yanı sıra diğer siyasi partilerle ortak değerlerde buluşabilen Sayın Bülent Kandemir’in yeniden başkan adayı olduğu şu günlerde parti içi kaos ortamı oluşturmak için bulunmaz bir nimettir.
Yazıktır, yapmayın. Bırakın gençler önce tarihine gereken değer ve kıymeti göstersin. Gerisi zaten olur…
