Herkese yeni haftadan selamlar sevgili okuyucular. Bu hafta hayatımızın tüm alanlarında yer alan beklentileri konuşalım istiyorum.
Beklenti insanın; hayattan, işinden, eşinden, arkadaşından yani kısacası yaşamın her alanında olan bir süreci. Beklemek veya beklenti içine girmek her insanın doğası gereği olan ve aslında yaşamım önemli bir dinamiğidir. İnsanın karşılık beklemesi emek verdiği her alanda çok olasıdır. Peki insanlar beklerde karşılık bulabilir mi? Ya da gelen karşılık yeterli olur mu? İnsan verdiği kadarını hatta belki de daha fazlasını ister, bekler bazen. Kendi çabası doğrultusunda emek görmek aynı özveriyle kendisine gelinsin ister fakat her zaman işler istenilen gibi gitmez ne yazık ki…
İnsanların karşılıklı ilişkilerinde veya beklentiye girilen konu her ne ise bakış açısı, olayları değerlendirme şekilleri, yaşamı anlamlandırma süreçleri çok farklı olduğundan bu süreçler verilen tepkilerde oldukça farklı olacaktır. Siz birine çok yardımcı olduğunuz diye karşıdaki kişiden de size yardımcı olmasını beklemek, birini sevdiniz diye onun da sizi sevmesini beklemek, bir işi çok iyi yaptığınız diye takdir beklemek ve daha binlerce verilebilecek örnek var elbette. Şu hiçbir zaman unutulmamalıdır ki beklenti insanı çok üzen bir şeydir. Beklentiniz ne kadar büyükse hayal kırıklığınız da bir o kadar büyük olacaktır. Yaşadığınız olaylar karşısında beklenti olmalı elbette ama bu beklentiyi minimumda tutabilirsek yaşadığımız mutluluk her zaman daha çok olacaktır. Kimsenin sizi bekleterek yormasına izin vermeyin. Hayatın bu noktadaki ve aslında her alandaki ipleri sizin elinizde olsun. Mutluluk ve mutsuzluk hayatı anlamlandırma şeklimizde yakından ilgilidir. O sebepledir ki bekleriz fakat beklentiyi olması gereken idealde bırakabilmeyi öğrenmeliyiz.