Dünyanın yeni beslenme trendi ‘aralıklı açlık’ kavramı ile tanımlanabilir. Bu yazıda bu trendin nereden çıktığını, ne ifade ettiğini ve bizim bu alandaki öncü çalışmalarımızı anlatmaya çalışacağım. 2019 yılının Aralık ayında, Dünyanın en saygın Tıp Dergilerinden birisi olan; The New England Journal of Medicine'da (NEJM) yayımlanan bilimsel bir araştırmaya göre; "intermittent fasting" yani aralıklı açlık diyeti, süresi değişiklik göstermekle birlikte, günlük yaklaşık olarak, 6 saat yiyip 18 saat aç kalmak şeklinde uygulanırsa çok ciddi faydalar elde ediliyor. Aralıklı açlık diyeti özet olarak; beklenen yaşam süresini uzatıyor, kanser ve obezite riskini azaltıyor, yaşlanmayı geciktiriyor. Aslında bu makale, Mattson ve ekibinin bu alandaki çok sayıda önemli bilimsel araştırmasının devamı niteliğinde idi. Çok sayıda farklı ve değerli bilimsel araştırma ile desteklenmiş özgün bir sonuç ortaya koyan bu araştırma tüm Dünyada oldukça ses getirdi. 2019 yılı içerisinde, Dünya genelinde en fazla arama yapılan ve merak duyulan diyet türü araştırıldığında karşımıza "intermittent fasting'' yani aralıklı açlık diyeti çıkıyor. Bu durumda Dünyanın güncel beslenme trendi olarak; Öğün sıklığını azaltmak, ara öğünleri kaldırmak, ne yediğimiz kadar ne sıklıkta ve ne zaman yediğimizin de önemi gibi kavramların ön plana çıktığı yeni bir diyet türünden bahsedebiliriz. Sağlıklı beslenme kaygısı duyan herkesin ilgi alanına giren bu yeni diyet modelinin detayları oldukça önemlidir.
Aslında aralıklı açlık diyeti tüm Dünyada 2019 yılı sonunda yeni bir beslenme trendine dönüşmüşken, biz 2017 ve 2018 yıllarında uluslararası nitelikli iki bilimsel dergide bu konuda çok detaylı iki araştırma yayınlamıştık. Bu alanda çok değerli bir isim olan; TÜBA Asli Üyesi Prof. Dr. Fatih GÜLTEKİN hocam ile birlikte yaptığımız iki araştırmanın sonuçları gayet net ve açık biçimde aralıklı beslenme diyetine uygun beslenme biçiminin sağlığa faydalarını ortaya koymaktaydı. Metab Brain Dis. ve North Clin Istanb. Bilimsel dergilerinde yayınlanan bu araştırmalarımız, 2014 yılından başlayan ve yaklaşık üç yıl süren detaylı ve özgün deneysel araştırmalarımızın sonuçlarıydı. Deney hayvanları üzerinde yaptığımız araştırma sonuçlarına göre, günde iki öğün beslenmek, ara öğünleri kaldırmak, sabah biraz geç ve akşam biraz erken olarak tanımlanabilecek şekildeki iki öğün arasında uzun bir boşluk bırakmak zararlı bileşikleri ortadan kaldırıyor. İnsan vücudunu arındırıyor. İnsülin direncini ve obeziteyi önlüyor. Dolayısı ile insülin direnci ve obezite ile ilişkili kanser, kalp-damar hastalıkları gibi en sık ölüm sebepleri için de önleyici oluyor. Bu araştırmaların birinde yer alan Prof. Dr. Mustafa NAZIROĞLU ve ekibine teşekkür etmeden geçmeyelim.
Sonuçta, Türk Bilim İnsanları, hem ülkemiz hem de tüm Dünya için bilim üretiyor. Bilimde öncü oluyor. Sağlıklı beslenmenin kuralları yeniden yazılırken bizim araştırmalarımızın da bu konuda mütevazı bir katkısı olacaktır. Sağlıklı beslenmek için öğün sayısını azaltalım, ara öğünleri kaldıralım ve yediğimiz miktarı kontrol altına alalım. Yediklerimizin içeriği ve etkileri ayrı bir yazı konusu olmak üzere bu haftalık bu kadar diyelim. Sağlıklı kalın. Saygılarımla.