‘Doğa harikası’ tabirinin cuk diye oturduğu, en yakın bölge ‘Eğrigöl ve Söbüçimen’ dersek abartmış olmayız. Ulaşımı kolay, yol düzgün. Hava mis, sessiz ve çok renkli...
Gel gör ki o güzelliği; gölü, çimen ve çiçekleri yok etmek için üstün gayret sarf eden, bilinçsiz ve umarsız tüketiciler çok fazla. Hafta sonu Alanya Gazeteciler Cemiyeti (AGC) olarak bölgeye bir gezi gerçekleştirdik. AGC Başkanımız Gaye Coşkun önderliğindeki gezimize çıkmadan, göl çevresinde kirlilik sorununu da daha önceden haber almamız nedeniyle hazırlıklıydık. Çöp poşetlerimize ihtiyaç olmamasını umut ederek tedbirimizi almıştık.
Dağların arasına saklanmış gizli güzelliğe ulaştığımızda nasıl keyiflendiysek, gelişi güzel atılmış çöpleri görünce de o kadar mutsuz olduk. Gördüğümüz manzara ürperticiydi; eminim tenha noktalar daha fecaattir. Pet şişeler, içki şişeleri, pompalı tüfek fişeği ve poşetler... Velhasılı ne ararsanız vardı; göl kenarında, suyun içinde, çiçek ve çimlerim üzerinde..
Diğer yandan arazi tipi araçlar, motosikletler, karavanlar başta olmak üzere göl kıyısına kadar girebilen her türlü motorlu taşıt adeta cirit atıyordu gölün sıfır noktasında. Bazı vatandaşlar yayla evlerinin önüne hendek kazdırmış, çimenlik alana, bitki örtüsünün üzerine araç girmesin diye. Ama onu bile doldurmuşlardı! Görünce insanın içi acıyor, insanlıktan utanıyor. O güzelim doğayı görmeye gidip kirleten insan olamaz. AGC gezisine katılan üyelerimiz ve aileleri ‘İnsanlık’ adına çöp poşetlerini elimize aldık, gelip geçtiğimiz yerlerde detaylı temizlik yaptık. Hem vicdani olarak hem de farkındalık için. Biz temizlik yaparken orada piknik,kamp yapanlar görürde kendilerine çeki düzen verir diye umduk...
Bölgeyi de içine alacak şekilde torosların önemli kısmının milli park olması için doğa tutkunu Yeminli Mali Müşavir Mevlüt Güven yıllardır çaba harcıyor. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı nezdinde girişimleri de oldu. Geçen hafta Antalya Milletvekili Sayın Mevlüt Çavuşoğlu ata ocağı Söbüçimen civarının milli park olmasına ramak kaldığını Alanya’da müjdeledi.
Yarın çok geç, hemen ilan edilsin ve o doğal güzellikler korunsun. Yayla turizm için, yavaş turizm için son derece önemli bu bölgenin kullanımına kontrollü izin verilsin. Mesela göle sıfır noktasına girmesin, bulaşık yıkanmasın, suyun dibi diye mangal yakılmasın. Çöp bırakma alanları olsun. Aksi halde ne gölün, ne de çiçeklerine cazibesi kalacak.
Hatta göl kıyısından geçen yol biraz daha dağ yamacına kaydırılıp girişler kontrol altında tutulmalı. ‘Şayet seneye de aynı güzellikleri bulmak istiyorum’ diyorsan kirletme, temizle ki herkes kullansın.
Kısaca yaşamı sev, doğayı koru...



