Herkese yeni haftadan selamlar sevgili okuyucular. Bu hafta herkesin beklediği yaşamın içinde sürekli karşımıza çıkan empati kelimesi üzerine konuşalım istiyorum.
İnsan ilişkilerinin dinamiklerine bakıldığında aslında en temel noktayı karşılıklı beklentiler oluşturuyor.Herkes hayatında temasta olduğu kişilerden bir beklenti içinde. Bu beklentilere baktığımız da bir annenin çocuğundan, sevgiliden, iş arkadaşından vb şeklinde yaşamda karşımıza çıkar. Bu beklentilerin karşılığı olarak bazen birşeyler söylemeden anlaşılsın isteriz. Empati kurulsun ve içinde bulunduğumuz durum anlaşılsın.Oysa sürekli kullanılmasına rağmen tam anlamını karşılayabilen bir durum da değil hala empati kelimesi.
Başlıktan da anlaşılacağı üzere empati yorgunuyuz artık. Baktığımız zaman toplum da herkes empatik olduğunu iddia eder.İddia edenlerin yanında gerçekten her zerresi ile karşındakini anlamaya odaklanmış kendinden ödün verenleri yani empati yorgunu olan insanları konuşmak istiyorum bugün özellikle. Empati her şey de olduğu gibi dengeli olursa insana ve yaşama faydalı bir hal alır. Fakat sürekli kendimizin alanlarını ihlal ettirip karşıya taviz verirsek maalesef günün sonunda en çok yıpranan yine siz olacaksınız. Kimsenin sizden daha değerli olmadığını lütfen ara ara kendinize hatırlatın hatta mümkünse hiç yanınızdan ayırmayın ne kadar kıymetli olduğunuzu. Unutmayın sizin yaptığınız gibi karşınızdaki insanlarda size empati ile yaklaşabilir. Herşeyin dengesini sağlamazsak hayatın zorluğu altında daha fazla kalırız. Empati kuralım,kurduralım fakat lütfen empati adı altında hayatınızdan ödün vermeyin, verdirmeyin. Hayat yeterince yorucu birde empati yorgunu olmaya gerek yok. Kendinizi sevin, önemseyin lütfen.