"Evde kal" günleri sayesinde gündemi her zamankinden daha fazla takip etmeye başladım. Normal zamanlarda haberlere ayırdığım zaman 10,15 dakikayı geçmezdi oysa.

Doktorlar yoruldu tekrarlamaktan, siyasilerin dilinde tüy bitti, gazetecilerin kalemi tükendi.

Maske, mesafe ve hijyen...

Israrla söyleneni ısrarla anlamamaya yemin ettik sanki. Laf bir kere denir oysa.

Dün doktor yakınımın bir yazısını okudum tekar tekrar. Aylardır eve uğramıyorlar, son nefeslerine kadar hastalarının başındalar. Hepsi yorgun ve bitmiş halde. Çocuklarından uzaktalar ve en üzücüsü niceleri de hayyattan göçtü aynı hastalık nedeniyle. İnsaf da dinin yarısıdır diyorum !

Hele hastaların neler çektiğini okuduğumda hem üzüldüm hem de korktum açıkçası. Önceleri belirli yaş etkileniyor dendiğinde gençler bundan cesaret almıştı. Gözünüz aydın! Artık herkes risk grupunda.

Şakası yok bu işin, bazı duyumlarıma göre pozitiv vakayla bilerek ortada dolaşanlar var. Büyük büyük konuştuklarına da eminim aynı kişilerin.

Bir de ailesi, sevdikleri çok uzakta olanlar var. Özlemekten yorulan, aylardır bu belanın geçmesini bekleyen. Ufukta görünmeyen bir kavuşma var.

Eğitimimizin iki yılı kayıp. Tebrikler ! Nasıl toparlayacağız, meçhul.

Bazı kadınlara sitemim büyük, görüyorum normal hayata devam ediyorlar. Kahvaltı, günler ve neler neler. Hastalık bitti de biz mi bilmiyoruz ? Şahsen arkadaşlarımı görmeyeli neredeyse bir yıl oluyor.

Evet rahat insanların rahat tavırlarına öfkeliyim. Çalışan kesimi riske atmanın anlamı yok. İnsanlar borç içinde, maddi zorlukları büyük. İlle de para harcayacaksınız o zaman hayır kurumlarını hatırlatmakta fayda var.

Bazen kalemin sert tarafını da kullanmak gerekiyor, insanlık hatrına, sağlık yolunda...