Alanya’yı yalnızca güneşiyle, deniziyle turizm şehri ve bereketli topraklarında yetişen sebze-meyvesiyle tarım şehri olarak tanımlamak artık çok eksik kalır.
Çünkü Alanya, bitmeyen etkinlikleriyle Türkiye’nin parlayan yıldızı olmayı sürdürdüğü gibi, uluslararası alanlarda da boy göstermektedir.
“Taş yerinde ağırdır” misali; Alanya’da etkinlikler konusunda da yeterince ağır gelenekselleşmiş, köklü ve sürekli işler yapılmakta.
Konserden festivale, koşudan yüzmeye, bisikletten plaj voleyboluna, yamaç paraşütünden dalışına, yağlı güreşlerden futbola kadar her spor dalında Alanya’nın adı öne çıkıyor.
Belediyemiz, bu alanlarda adeta bir lokomotif gibi çalışarak şehri Türkiye’nin spor başkenti yapma yolunda ilerlemekte.
Dört mevsimin ayrı ayrı yaşandığı Alanya’da, karda yapılan spor dalları dışında her türlü etkinliğe imkân var. Akdağ Kayak Merkezi’nin faaliyete geçmesi ya da uygun bir başka bölgede muadili bir tesisin açılması ve golf sahalarının hizmete girmesiyle birlikte eksikler tamamlandığında, Alanya’nın spor haritası tam anlamıyla bütünleşmiş olacaktır. Bu arada at yarışı pisti için bir de hipodrom düşünülürse hiçte fena olmaz.
Birçok spor dalı konusunda plajlarımız ise en güçlü kozumuz. Beach voleybolu, futbol ve hentbolu, triatlon ve yüzme yarışlarıyla Alanya’nın alnı hep ak çıkmaktadır…
Bisiklet için ise hiç söze gerek yok: dağda, bayırda, düzde, yokuşta… Her türlü parkur ve yarış burada mevcut.
Süper lig ve ikinci ligiyle Futbol ise ayrı bir heyecan. İklim şartları kış kampları için çok uygun olmasına rağmen tesis eksikliği elimizi kolumuzu bağlıyor. Ayrıca yaz kampları için fiziki şartları ve serin havasıyla Gökbel ve Söbüçimen yaylaları bulunmaz fırsat olarak karşımıza çıkmakta.
Alanya’da henüz tam anlamıyla gelişmemiş spor dalları için de doğamız hazır. Dağ tırmanışı, trekking ve benzeri aktiviteler için dağlarımız, yaylalarımız adeta doğal parkur gibi. Yörük kültüründen gelen imece ruhuyla bu alanlar değerlendirildiğinde, hem spor hem turizm açısından büyük kazanımlar elde edilebilir hem de bu bölgeler turizme açılarak ekonomik kazançlar sağlanabilir.
Alanya’nın etkinlikleri bitmez; çünkü bu şehirde yaşamın her anı bir etkinliktir. Deniziyle, dağıyla, yaylalarıyla, kültürüyle, renkli halk profiliyle…
İşte burada bizim işimiz, bu potansiyeli doğru ve gerektiği gibi değerlendirebilmektir. Önü deniz, arkası dağ olan Alanya’da eski insanlarımızın dediği gibi: “Alanya’nın ekmeği denizden, gücü dağdan gelir.” İşte bu gücü spor, kültür, disiplin ve bitmeyen bir çalışma azmiyle birleştirdiğimiz zaman
Alanya yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın etkinlik ve spor başkenti olur.
Bu günlükte yazımıza ‘’Haydi gari Alanya! Gelin hep beraber, el ele verelim; turizm ve tarımdan sonra sporun ve kültürün de başkenti olalım.’’ diyerek son noktayı koyalım.
Kalın sağlıcakla…