Herkese yeni haftadan selamlar sevgili okuyucular. Bu hafta sizler ile ‘İş hayatı ve sosyal yaşamımız arasındaki dengeyi nasıl koruyabiliriz?’ sorusuna cevap arayacağız.
İnsanın genel yaşantısına baktığımız zaman bu haftaki başlığımızın hayatımızda ne kadar yer kapladığını görüyoruz. İş hayatı hemen hemen hepimizin yaşam döngüsünde belki de en fazla yer kaplayan alanı. Neredeyse günümüzün tamamına yakınının geçtiği iş hayatı yaşamımızda işte sırf bu sebeple bile çok önemli. Uzun saatler mesai harcadığımız iş hayatımız; kimimiz için başarının tanımı, kimimiz için ekonomik süreci ama neredeyse hepimiz için yaşamımızı devam ettirmek, iyi bir standart sağlayabilmek için bir nevi zorunlu olarak devam ettirmek zorunda kaldığımız sürecimiz. Tabi bu noktada iş hayatımızın nasıl olduğu, hangi dinamikler üzerine inşa edildiği çok büyük önem arz etmektedir. İnsan doğası gereği olumlu ve olumsuz süreçlerden etki alıp ona göre gününü, hayatını şekillendirir. Negatif giden bir iş hayatı, ayaklarımızın geri geri gittiği bir iş ortamı maalesef yaşamın pasta diliminde büyük bir dilimin de kötü olduğu anlamına gelecektir. Kötü bir iş ortamına sahip insanlar için hayattaki motivasyon kaynaklarının önemli bir kısmı yok demektir. İnsan motivasyonu birçok alandan aldığı etki ile şekillenir. Bu sebepledir ki iş yaşamındaki kötü giden bir süreç sosyal yaşantımızı da etkileyecektir. Bu sadece elbette negatif giden süreçler de değil olumlu giden süreçlerde de paralel olarak işleyecektir. Her iki durumda da iş ve sosyal hayat dengesinin çok iyi kurulması gerekmektedir. Aksi halde her iki alanda da sorunlar çıkabilmektedir. İş ortamını sosyal yaşamın içine, sosyal yaşamı da iş hayatımızın içine entegre etmeden dengeli bir şekilde süreci yönetmek en sağlıklı yöntem olacaktır. Peki, bunu nasıl yapacağım diyorsanız; iş ortamında yaşanılan her şeyi çıkışta kapıyı kapatıp orada bırakarak ilk adımı atabilirsiniz. İş ortamında ki yaşadığınız her şeyin sadece oraya ait olduğunu ve orada kalması gerektiğini unutmayın. Bu süreci daha iyi yönetebilmek için sosyal yaşamınızda kendinize zaman ayırmanız çok önemli. Sevdiğiniz hobilere, aktivitelere vb. faaliyetlere yönelmek hem ruhen hem bedenen rahatlamanızı sağlayacaktır. Sosyal yaşamınızda ki rutinlerinize önem vermelisiniz; ailenize, arkadaşlarınıza ve sevdikleriniz ile geçirdiğiniz vakit yine sizin sosyal alandaki varlığınızı hissetmenize yardımcı olacaktır. Sürekli iş kaygısı taşıyıp her yere iş götürüp kendi alanlarınıza yer açmazsanız; her gün işe daha gergin ve stres yüklü gitmek zorunda kalacaksınız. Sosyal yaşamınız da sağladığınız rahatlama doğrudan iş hayatınızı da olumlu olarak etkileyecektir.
Her şeyden önce kendi motivasyonunuzun ve psikolojik sağlamlığınızın geldiğini lütfen unutmayın. Her şeyin telafisi mümkün, geçen zamanın ve kaybedilen güzel anların dışında…