Günümüzde fazla kilolar tüm dünyanın en önemli sağlık problemlerinin başında gelmektedir. Yakın zamanda yayınlanan; ‘Dünya Obezite Atlası 2024’ verilerine göre; fazla kilolar, her yıl diyabet (şeker), felç, koroner kalp hastalığı ve kansere bağlı olarak kaybedilen 120 milyondan fazla yetişkin insanın ölümünden sorumludur. Basitçe söylemek gerekirse, kronik hastalıklarla yaşayan ve bu hastalıklardan ölen insanların çoğu altta yatan fazla kilolara sahiptir ve bu ölümlerin çoğu düşük kaynaklı ortamlarda ve gelişmekte olan ülkelerde meydana gelmektedir.

Mevcut eğilimlere göre, 2035 yılına kadar 750 milyondan fazla çocuğun aşırı kilolu veya obez olması beklenmektedir. Bu, küresel olarak her beş çocuktan ikisine eşdeğerdir ve bu çocukların çoğu orta gelirli ülkelerde yaşayacaktır. 2035 yılında, tahmini olarak 68 milyon çocuk fazla kiloları nedeniyle yüksek tansiyon sorunu yaşayacak, 27 milyon çocuk kan şekeri yüksekliği ile yaşayacak, insülin direnci ve diyabete yatkın olacak ve 76 milyon çocuk düşük HDL kolesterole sahip olarak damar tıkanmasını ve kalp-damar hastalıklarını tetikleyecektir. Artık çocuklarda aşırı kilolu olma ve buna bağlı olarak, daha önce yetişkin tipi olarak bilinen tip 2 diyabetin görülmesi bizleri endişeye sevk etmelidir. Unutulmamalıdır ki yukarıda bahsi geçen hastalık ve ölüm tahminlerinin tamamı önlenebilir olarak kabul edilmektedir. Bütün bu hastalıkları önlemek, çocukları ömür boyu kronik hastalıklarla yaşamaya mecbur olmaktan kurtarmak mümkündür.

Yakın zamanda İstanbul’da düzenlenen uluslararası bilimsel bir kongrede davetli konuşmacı olarak verdiğim konferansta fazla kiloların mevcut risklerini ve kurtulma yollarını farklı ülkelerden gelen katılımcılara anlattım. Büyük bir ilgi gören bu konuşmanın tam metni kongre kitabında basıldı. Ayrıca son bir yıllık süreç içerisinde; beslenme-sağlık ilişkisine dair uluslararası nitelikli 7 yeni kitabım basıldı. Bütün bu eserlerde anlattıklarımı sizlere kısımlar halinde özetleyeceğim.

Öncelikle fazla kiloların tamamen bizim yanlış yaşam tarzı ve beslenme tercihlerimizin ürünü olduğunu belirtmeliyim. Ayrıca fazla kilolara bağlı olarak yetişkinlerde ve çocuklarda oluşan kronik hastalıkların kronik, sürekli ve ölümcül hale dönüşebildiğini fakat önlem alınması halinde tamamen ortadan kalkabildiğini bilmeliyiz. Bizlere düşen fazla kiloların ve buna bağlı hastalıkların yanlış bir tercih olduğunu bilmektir.

Bilinçli, bilgili bir mücadele ve güçlü bir irade ile sağlıklı beslenmek ve doğru bir yaşam tarzını benimsemek sayesinde fazla kilolardan kurtulabiliriz. Böylelikle daha mutlu, kaliteli ve uzun bir yaşam sürebiliriz. Ortalama insan ömrünün uzaması tıbben nihai gaye değildir. Bununla beraber yaşam kalitesinin de arttırılması gerekmektedir. Fazla kilolarla sürdürülecek bir yaşam birçok açıdan kalitesi düşük bir tercih olacaktır. Önümüzdeki haftalarda bu konunun detaylarını paylaşacağım. Ramazan Ayı’nın gelmesi vesilesiyle titiz, sağlıklı, doğal ve dengeli bir beslenme biçimine dönmemiz gerektiğini hatırlatıyor, Ramazan’ınızı şimdiden tebrik ediyorum.