Bizler kitapsız bilim olmaz anlayışı ile büyümüş bir kuşağın temsilcileriyiz. Kitap bilginin, ilmin, bilimin ve eğitimin temel taşı olarak asırlarca dünyayı ve bizi aydınlattı. En büyük şairler, yazarlar, edebiyatçılar, bilim insanları, filozoflar bu topraklarda ortaya çıktılar. Anadolu’da yazılan on binlerce eser önce elle yazılarak, sonra matbaa ile çoğaltılarak tüm dünyayı aydınlattı. İnsanlık tarihiyle ve medeniyetlerin gelişimiyle paralel olarak, yazılan kitapların sayısı ve çeşidi de hep arttı. Bir şehrin gelişmişlik göstergelerinden en önemlileri arasında o şehirde satılan ve okunan kitap sayısı oldu. Basılan yeni kitap sayısı, kitapçıların yaygınlığı ve ulaşılabilirliği, kitaba ve yazara ilgi daima geleceğimizi aydınlatan en önemli ışık olarak önümüzde yer aldı. Birçok anlı şanlı isimler, büyük makam, mevki sahipleri unutulup giderken, önemli şairler, yazarlar ve eser sahibi ilim adamları binlerce yıl sonra bile dillerden düşmedi.

Çocukluğum kitap kulüpleriyle, kütüphanelerle, dergilerle, gazetelerle geçti. Gençliğim ise Beyazıt’ın tarih kokan ilim mekanlarında, eşsiz yazma eser kütüphanelerinde, arşivlerinde, okuma salonlarında, kitapçılarında, sahaflarında, yayın evlerinde, kitap fuarlarında, Türk Edebiyatı Vakfı’nda, Kubbealtı’nda, uzun asırlara dayanan kitap, ilim ve kültür geleneğinin içinde geçti. Çoğu zaman bütün paramı kitaplara verip, elimde kitap poşetleriyle mecburiyetten kilometrelerce yürüyüp evime ulaştım.

Meslek hayatımda binlerce mesleki kitabım oldu. Yüzlerce makale ve kitap yazdım. Bugüne kadar çok sayıda önemli şairi, yazarı, ilim adamını, düşünürü, fikir adamını ve farklı alanlarda çok sayıda önemli eser sahibini yakından tanıdım. Birçok özel kitap koleksiyonum oldu. İmzalı birçok kitap en aziz hatıralarım arasında yerini aldı.

Modernleşme ve zamanın getirdiği değişim kitabı ve kültürü de dönüştürüyor. Bunu otuz yıl önce öngörüp arkadaş ortamlarında konuştuğumuzda bir ütopya gibi duruyordu. Gün gelecek basılı kitap müzelerde yerini alacak! Aradan geçen zamanda önce bilimsel dergilerde, sonra tüm yazılı medyada hızlı bir elektronikleşme ve sanallaşma gerçekleşti. Sonra sıra kitaplara geldi. Bugün basılı kitaptan halen tam vazgeçmemiş olsak da birçok kütüphanedeki elektronik kitap sayısı basılı kitap sayısını çoktan geçmiş durumdadır. Her geçen gün basılı kitaba olan ilgi azalmaktadır. Gençlerin okuma, araştırma ve bilgiye ulaşma biçimi neredeyse tamamen sanallaşmış ve elektronik ortama taşınmıştır. Birçok yayınevi bu dönüşümü takip ederek elektronik kitap yayını, sanal kitap satışı ve kiralanması alanında ciddi bir mesafe almıştır. Gençler kitap okuyor. Şiire, sanata, edebiyata ilgi duyuyorlar. Hayata ve dünyaya karşı ilgileri, fikirleri ve duruşları var. Bizden farkları bütün bunları elektronik ortamda yapmalarıdır. Yayıncılık yapan her türlü kuruluşun ve şahsın bu dönüşümü daha yakından fark edip geleceğe dair planlarını buna göre yapmaları genç kuşaklara ulaşmak için önemlidir.