Bildiğiniz üzere geçtiğimiz pazar birçok öğrenciyi yakından ilgilendiren liselere giriş sınavını geride bıraktık. Bu hafta pazar günü de yine öğrencileri yakından ilgilendiren bir diğer önemli sınav olan üniversite sınavı var.
Geçen hafta, bu süreçte öğrencilerin ve ebeveynlerinin dikkat etmesi gereken noktaları, süreçte neler yapabileceklerini konuştuk. Bu hafta ise daha çok öğrencilerin sınava hazırlanırken yaşadıkları kaygılar, meslek seçimleri ve toplum baskısı üzerine konuşmak istiyorum. Birçok öğrenci üniversite sınavına hazırlanırken hayatları için ön planda tutmaları gereken noktaları es geçip daha çok gelecek kaygısı ile kararlar vermektedirler. Meslek seçimi yaparken en temel alması gereken duygu; kişinin seçtiği mesleğin kişiye uygun olup olmadığı, bir ömür yapmak zorunda kalacağı işte mutlu olup olmayacağı ve o mesleğe ait hissedip hissetmeyeceğini fark etmek olmalıdır. Yapılan araştırmalar ve gözlemlerin sonucunda gençlerin meslek seçimi yaparken en önemsedikleri noktanın seçtiği, seçecekleri mesleği tamamen gelecek ve ekonomik kaygılar üzerine tercih ettiği gözlemlenmiştir. Gelecek kaygısı ile yapılan tercihlerin zamanla kişi üzerindeki etkilerini çok yıkıcı şekilde görüyoruz. Kişiler sevmedikleri ait olmadıkları alanlarda var olmaya çalıştıkça yaşam enerjileri ve motivasyonları düşmekte, mutsuz ve zoraki bir yaşamı devam ettirmek zorunda kalmaktadır. Bu noktada önemle altını çizmek istediğim nokta gençlerin meslek tercihlerini yaparken öncelikle ‘ben ne istiyorum’,’hangi alanda kendimi rahat hissedeceğim’ gibi soruları kendilerine sorarak seçimlerini bu doğrultuda yapmasıdır. Gençlerin seçimlerini toplumsal açıdan yaşadıkları baskı da etkilemekte, bu baskıya boyun eğmemek adına çok yüksek puanlar alarak istemedikleri bölümleri seçen öğrenciler zamanla bölümü yarıda bırakıp tekrar sınav hazırlığı için uğraşmak zorunda kalabilmektedir.
Unutulmamalıdır ki kişilerin hayatlarına dair alacakları en önemli kararlardan bir tanesi meslek seçimidir. Gençlere bu önemli kararı alma aşamasında yardımcı olup, gerçekten kendi istediği ve hedeflediği bölümlere yönlendirmek, bireyin gelecek yaşantısı için çok destekleyiciyi olacaktır. Mutsuz ve sadece bedenen var olunan, ruhun, kalbin ait olmadığı hiçbir alanda başarılı olmak mümkün olmayacaktır.