Kadim medeniyetimize göre en hassas terazi şahidin bizzat hâkim olduğu ilahi mizandır. Mahşer terazisi; şüphesiz inanan insanlar için göz ardı edilemeyen, dünyadaki ölçü aletlerine benzemeyen, kimseye haksızlık yapılmayan mutlak bir adalet simgesidir. Kısa çöpün uzun çöpten hakkını alacağı bir gündür mahşer günü. Kutsal kitabımızda “hardal tanesi” kadar bile bir işin tartılacağı birçok ayette bahsedilmiştir.
Mahşer gününde kişinin yaptığı iyilikler bir kefeye, kötülükler diğer kefeye konur. İyilikleri ağır basanlar kurtuluşa erip, arzu ettikleri güzelliklere, kötülükleri ağır gelenler ise acıklı bir hüsrana uğrarlar.
Rahmeti bol Yaratan; her hatayı, kötülüğü affedeceğini, mutlak sona ulaşmadan O’na yönelmemizi ve iyi insan olmamızı emrediyor. Her kusurun affedileceğini ancak kul hakkı ile mahşere gelinmemesini tavsiye eden medeniyetimizin uluları yolumuzu aydınlatıyor. Karıncayı dahi incitmeyi, kalp kırmayı, gönül yıkmayı, kul hakkına girmeyi asla hoş görmüyor.
Kul hakkı sadece birinin malından çalmak, maddi bir haksız kazanç elde etmek değildir. Birisinin aleyhinde konuşmak, dedikodusunu yapmak, gıybet etmek hatta hakkında olumsuz konuşulurken sessiz kalmak bile bir kul hakkıdır. Çağımız insanının çok uzak olduğu kul hakkı kavramı; gelişen teknoloji ile sosyal medya gibi imkanlar ile maalesef pek de umursanmaz bir hal aldı. Algı amaçlı yapılan kötü niyetli itibarsızlaştırma planlarının bir parçası olmak an meselesi. Sadece bir beğeni veya bir paylaşım ile bile bazen ne kadar büyük bir vebale girildiğinin farkında olan ne kadar az insan var. Oysa hassas terazi de o yapılan kötü niyetli yayın orada durduğu sürece, her gören ve kanaati yönlendirilen her bir birey için yarın hesap gününde Allah’ın vaadi var.
Yunus’umuz; elif okuduk ötürü, pazar eyledik götürü, yaratılanı hoş gördük, Yaradan’dan ötürü demiş. Çok doğaldır ki; haksızlığa uğrayan hakkına girilen insanın her zaman Yunus gibi yüce gönüllü olması beklenemez. İlaveten, teraziye çıkmadan “kelin de sahibi var” misali zalime yaptığının hesabı sorulur.
Dedem rahmetli sırf doğru tüccarlar için verilen müjdelere nail olmak gayesiyle bir süre ticaretle meşgul olmuştu. Mahşer terazisini gözeten dedem; tartıyı en hassas bir şekilde ölçtükten sonra biraz daha üzerine eklerdi.
Muhabbetle…