Halk ister, siyasetçi onaylar, bürokrasi mani olmazsa hizmet gelir. Ya da halk ister, siyasetçi ‘sigara kağıdına not alır’ ise sözün hükmü paket bitince biter.
Önemi olan halkın isteğinin gerçekçi rasyonel olması, siyasetçinin sözünün arkasında durması, bürokrasinin de süreci devam ettirmesidir.
Alanya ‘Akdağ Kayak Merkezi’ projesi yıllarca rafta durdu. ‘Ha bugün ha yarın, kışa tesis kurulacak’ gibi kulağa hoş gelen sözlerle esnaf, turizmci oyalandı. Gelinen noktada ‘İyi ki o tesis yapılmamış’ diyorum. Çünkü bırakın Akdağ’ı, Erciyes, Uludağ, Palandöken bile kar tutulumunda zorlanmaya başladı. Akdağ bölgesini az çok bilen, gören birisi olarak bırakın kayak yapmayı, karlama yapıp içmeye bile zor kar tutuyor artık.
Karla kaplı dağlar için önce orman vasıflı alanların tamamen ormana uygun ağaçlarla bezeli olmasına imkan sağlamalıyız. Her gördüğümüz dikili ağacı para olarak görmemek, gerekir sonra iklim değişikliği, kuralık riski diye çırpınıp duruyoruz.
**
Kuraklık demişken bir başka beyhude yatırım arzusu da ‘Golf sahası’ En fazla su tüketilen sporların açık ara önünde gelen golf için bu şehrin yeterli suyu var mı?
Elikesik, Okurcalar, Mahmutlar, Türkler ve Kargıcak’ta 5 bölge için önce duyuru yapıldı, ardından Mahmutlar Gökçebelen, Okurcalar Ortaören ve Alanya Emişbeleni Baltepe Turizm Merkezi’ne 18’er delikli golf tesisi ile 850 yatak kapasiteli 3 adet 5 yıldızlı turizm tesisi onayı resmi gazetede de yayımlandı. Önce herkes ‘Aman olsun’ dedi, sonra ihaleye bile giren olmadı. Şu iklim koşullarında yapılsaydı çimleri besleyecek suyu bulamazdık sanırım. Çiftçi bahçesindeki sebzeye meyveye suyu zor buluyor...
Golf Federasyonu’na göre Akdeniz Havzası’ndaki 100 hektarlık bir golf sahasında kullanılan yıllık su miktarı 100 – 225 bin metreküp. Uluslararası değerlendirmelere göre ise sulama miktarı için tüketilen su çok daha fazla.
Örneklerden hareketle her yatırımın kamu yararına olmadığını bilmemiz lazım. Kimisi sermayeye katkı sunar, kimisi kamuya. Biz kamu yararına olanı tercih edelim. ‘Hayali projeler rafa, gerçekçi projeler uygulamaya’ diyelim…
Çevreyolu, otoyol, hastane, Tıp Fakültesi binası, arıtma tesisi, raylı ulaşım kent meydanı ütopik değildir ama bunlarda kaplumbağa hızında ilerliyor...