Türkçeye Arapçadan geçen, hepimiz için ekmek ve su kadar elzem olan ADALETİN anlamı "Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması; hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme; herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk" şeklindedir.
Güçlünün adaleti değil, adaletin gücü esas alınmalıdır.
Günümüzde ise ‘Adalet’ toplum nazarında güven kaybı yaşayan kavramlardan.
Suç örgütünün ele başı ‘itirafçı’ kabul ediliyor, serbest kalıyor. "Olabilir" diyelim. Ama yine adalet lazım.
-Örgütün ele başı Aziz İhsan Aktaş, Diyarbakır’da bir okul kantinini işletip tost satarken 2015-2017 yıllardan TBMM ile Emniyet Genel Müdürlüğü’nün temizlik, mutfak, çay ve bahçe işleri gibi hizmetlerinin ihalesini alarak palazlanmaya başlıyor.
-2019 -2021’de Bağlar Belediyesi'nden aldığı ihale için 88 milyon ödeniyor. Bilirkişi incelemesinde, işin gerçek bedelinin 30 milyon TL olduğu tespit ediliyor. Açılan davada 26 kişi yargılanıyor.
-Aktaş hız kesmiyor (davaya rağmen) Yargıtay, Danıştay, DHMİ başta birçok kamu kurumun ihalesini nokta atışı alıyor. -Adana, Kahramanmaraş, Trabzon, Gaziantep, Elazığ, Isparta, İzmit, Adıyaman, Yozgat (bunlar sadece bazıları) belediyelerinden ihale alıyor. Burada unutmamak lazım bu tür ihaleleri bir kez alanlar belirli bölge ya da kurumların ihalesini başkasına bırakmıyorlar. Tıpkı Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin kantin ihalesi gibi Tahliyesi yıllar sürdü.
-Aktaş’ın aldığı ihalelerin 15 milyarı aştığı, bunun 3 milyarlık kısmının da CHP’li belediyelerden olduğu değerlendiriliyor. 3 milyar için belediyelere soruşturma, operasyon yapılırken geri kalan 12 milyarlık ihale için kimsenin ağzını bıçak açmıyor.
-KKTC’de milyonlarca Euroluk işi de siyasi ortakları ile yaptığı aşikar..
Gelinen noktada birçok belediyeye operasyon yapıldı. Başkanlar gözaltına alında, tutuklandı. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek tutuklandı. Manavgat Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara da gözaltında.
Operasyonlar siyasi değil de adalet terazisine göre yapılırsa kıymetli olur. Ortada bir itirafçı varsa, iş yaptığı tüm belediyeler, kamu kurumlarına yönelik aynı titizlikle soruşturma yapılsın. Birine rüşvet verip iş yaptıysa diğerine de vermiş olamaz mı? Rüşveti vermek de almak da suç değil mi?
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın savcılığa sunduğu yüzlerce dosyadan dolayı karakola ifadeye bile çağrılmayan selefini düşününce insan kabullenemiyor...
Çikolata kutusunda 110 bin Euro çıkan ne ise kol saati koleksiyoncusu bakan, dezenfektancı bakan da aynı olmalı. İstanbul Büyükşehir Belediyesinde işe gitmeden aldığı burslarla ABD’de gününü gün edenler ne kadar masum.
Kanun uygulayıcıları APOLİTİK davranmalı.
Adaleti arıyorsak önce kaybetmemeyi başarmalıyız.
CHP’de bu operasyonların ardından, yolsuzluk, usulsüzlük yaptığına dair emaresi olanları derhal ihraç etmeli. Bu konuda Genel Başkan Özgür Özel de gayet açık konuştu zaten.
Tıpkı 1990’lı yıllarda İtalya’da yapılan ‘temiz eller operasyonu’ gibi kapsamlı kimsenin makamına rütbesine siyasi nüfuzuna bakmadan en çok ülkemizde ihtiyaç duyuluyor.
Not: Allah'ın isimlerinden (Esmâ-yi Hüsnâ) biri de Adl'dir. Yani O, hiç kimseye zulmetmez. Herkese hak ettiği şekilde muamele eder ve ahirette de zerre kadar haksızlığa mahal vermeyecek şekilde adaletle hükmedecek ve mazlumun hakkını zalimden alacaktır.
Eşitlik asla adalet değildir. O sebeple herkese eşit olmak yetmez esas adaletli olmak lazım...