Alanya’nın son günlerde önemli gündemlerinden biri çevre. Farklı başlıklarda toplanan bu gündemin ortak noktası igelecek, yarınlar ve çocuklarımız.
Aytemiz Dolum Tesisi’nin dolfin büyütmesi için, üstelik de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan verilen ÇED olumlu raporu CHP, MHP ve İyi Parti’yi aynı duruşta buluşturdu. Buradaki en önemli karşı savunma elbette ki çevre. Deniz suyunun kirlenmesinden, carette carettalar ve kum zambaklarına, nakliye sürecinde oluşacak karbon salınımından Alanya trafiğine kadar bir çok konu karşı çıkış nedenleri arasında.
Gelelim diğer çevre kavgasına. Taş Ocakları. Yıllardan beri ülkenin her metrekaresinde kavgayla, halkın, daha çok da emekçilerin mücadelesi ile durdurulabilen taş ocaklarından birinin Uğrak-İmamlı Mahallesi’nde kurulacağı konuşuluyor. Hatta arkasında enerji, tekstil, liman, kağıt, çimento gibi bir çok iş kolunda faaliyeti bulunan büyük bir holdingin olduğu söyleniyor. Diğer yandan Mahmutlar Mahallesi’nin yayla ve kırsalında yapılması planlanmakta olan maden ocakları var. Başta yeraltı su kaynakları ve doğal bitki örtüsü olmak üzere bu girişimlerin çevreye vereceği zarar da yine herkesi tedirgin etmekte. Gönüllüler bu bölgeler içinde süreci dikkatle takip etmekte.
Bir diğer vaka Uğrak Mahallesi’nde dağın patlatılması olayı. Çevre açısından sonuçları tartışılan bu olayda ‘Patlatmanın çevreye zarar olmaz’ diyen bir uzmanın raporu var. Rapor var ancak sorumluları ortada yok. Maddi zarar karşılanır ancak patlatmanın çevreye verdiği zarar nasıl ölçülecek?
Son olarak Alanya Orman İşletme Müdürlüğü’nün yaptığı ormandaki işgallere dikkat çekeceğim. Burada bir patlatma yok ancak, agaç keserek ya da ağaç dikilebilecek bir yeri kendine özel mülkiyeti yapma var. Sonuçları itibari ile daha masum görünürken kamu malına, yetim hakkına el uzatma var. Doğalgaz hattı için kesilen ormanlarımızı ise ayrı bir yazıda değerlendirmek isterim.
Alanya’nın çevre ile sınavı bu olayları alt alta yazdığımızda iç açıcı bir yerde olmadığımızı söylemek mümkün. Tüm bunlar olup biterken yetkililer ne yapıyor, ya da yapmalı? Bugün bir ağaç kesmek bile ÇED raporu alınmasını savunuyorum. Hal böyle iken çevrenin en önemli koruma kalkanı ÇED raporları yaygınlaştırılmalı, ÇED hazırlayıcıların kamudan yana taraf olması sağlanmalı ve kolayca alınmasının önüne geçilmeli.


