Evlenmeden önce yapılacaklar listesi genelde nettir:
Salon tutulur, tarih belirlenir, davetiyenin rengi seçilir.
Herkes bir şeylerle meşguldür ama asıl meseleler hep sonraya bırakılır.
Oysa evlenmeden önce, birlikte susabilmeyi denemek gerekir.
Her sessizlik romantik değildir.
Bazen insan, konuşacak bir şey bulamadığı için değil,
aynı duyguda buluşamadığı için susar.
Evlilik uzun bir sohbet değil, uzun bir aynı odada kalma hâlidir.
Evlenmeden önce tartışmak gerekir.
Ama bağırarak değil; kaçmadan, yok saymadan.
Bir problem çıktığında kim yükseliyor, kim susuyor, kim konuyu kapatıyor,
kim hep haklı olmak istiyor — bunları görmek için.
Çünkü evlilikte sorunlar bitmez, sadece şekil değiştirir.
Evlenmeden önce ailesini tanımalı insan.
Sadece bayram sofralarında değil, bir kriz anında.
Çünkü çoğu evlilik iki insan arasında değil,
iki alışkanlık, iki korku ve iki yetiştirilme biçimi arasında yaşanır.
Evlenmeden önce kendine de dürüst olmak gerekir.
“Ben evlenerek neyi çözmeye çalışıyorum?”
Yalnızlığı mı, belirsizliği mi, üzerimdeki baskıyı mı?
Evlilik bazen bir başlangıç değil, bir kaçış sanılır.
Ve belki de en zor madde budur:
Evlenmeden önce, evlenmemeyi de göze alabilmek.
Sırf yaşı geldi diye, sırf herkes bekliyor diye,
sırf “olması gereken” bu diye değil.
Çünkü evlilik bir ödül değildir.
Bir kurtuluş da değildir.
Evlilik, insanın sakladıklarını ortaya çıkarır.
Ve hâlâ aynı masada kalmayı seçebilenler için anlamlıdır.
Bu yüzden evlenmeden önce yapılacaklar listesi uzun değildir aslında.
Ama cesaret ister.
Kendine, karşındakine ve gerçeğe bakacak cesaret.
Evlenmek kolaydır; zor olan, aynı yerde kalabilmektir.