Bazen susmak, ara vermek hatta kelimeleri rahat bırakmak gerekiyor. Eğer söyleyeceğin güzel bir şey varsa, o zaman buyur…

Siyaseti, geçimi, gündemi diğer arkadaşlar anlata dursun…ben de ; sizi, bizi konuşayım, yazayım. Zira insan ilişkileri de bir ülke kadar önemlidir.

Yakın zamanda yabacı bir dizi izledim. Eşini kaybeden baş kahramanın penceresinden başka “yalnızlara” açılan bir pencere varmış gibi, insanların perdelediği duygulara ışık tutmuşlar. Yerel gazetede, şehrin ilginç hikayelerini anlatırken, çok başarılı diyaloglarla birçok anlamlı mesaj vermişler. Kendi kendime analiz yaparken, fark ettim ki aslında hepimiz sadece kendimizle meşgulüz. En büyük sorun bizde, en haklı biz, en güzel, en ve sonsuz en’ler…

En son ne zaman bir yaşlıyı ziyaret ettiniz mesela, en son ne zaman birilerine öylesine “nasılsın” dediniz. Kaç yalnıza can oldunuz? Dünyanın renk kaybetmesi biraz da bu yüzden. İnsan insana muhtaçtır, öyle olsun istemesek de. Romantik gerçeklik diyorum ben, her gerçek biraz acı olabilir ama acımasız olmak zorunda değil.

Yolun ortasına düşen taşı, ağrıyan başı, biten aşı görmemiz dileğiyle. Kalın sağlıcakla…