Alanya, doğal güzellikleri ile değil mümbit topraklarının bereketi ile yetişen ürünleriyle de kentin marka değerine değer katıyor. Bu noktada coğrafi işaretli ürünler, Alanya’nın ekonomisine verdiği katkı ile birlikte gastronomi turizminin gelişimi açısından da önem taşımakta.
Bu konuda en büyük gayreti verenlerden biri Alanya Ticaret ve Sanayi Odası, diğeri Alanya Belediyesi. Son dönemde Alanya Kaymakamlığı’nda Tarım İlçe Müdürlüğü koordinesinde kurulan komisyon ile da konu daha görünür hale geldi.
Alanya Belediyesi boş durmuyor. Etkinlikler, festivaller derken halkı ve turistleri bu ürünlerle tanıştırıyor. Böylece hem üretici kazanıyor hem de Alanya’nın tanıtımı güçleniyor. Tropikal festival geçen yıl ilgi görmüştü bu yıl da büyük rağbet görmesi mümkün.
Alanya Kaymakamlığı ise sürece koordinasyon ve destek sağlayarak kamu kurumlarının iş birliği içinde çalışmasını mümkün kılıyor. Tarım Müdürlüğü, işin teknik tarafında olan en önemli aktörlerden biri. Ürünlerin standartlara uygunluğunu denetliyor, çiftçiye eğitim veriyor ve coğrafi işaret sürecinde bilimsel dayanak oluşturuyor.
Çiftçinin sesi olan Alanya Ziraat Odası’da üreticilerin bilinçlenmesi ve haklarının korunması için sahada aktif rol üstleniyor. Ne güzel; şehirdeki üreticinin emeği coğrafi işaretle taçlanıyor. İşaretlenen ürünlerden sonuncusu Keçiboynuzu oldu. Dağda taşta, çorak arazide yetişiyor. İlaç istemez.
ALTSO, susuz tarım için elverişli olan bu ürün konusunda doğru bir hamle yaptı. Türk Paten Kurumu da bu ürüne gösterdiği ilgiyi bizzat kurumun genel müdürünün Alanya’ya gelerek festivalde tescil belgesini ALTSO Başkanı Eray Erdem’e teslimesi ile gösterdi. Göleviz yemeği, ipek böceği, muz lifi, çiğirdik tatlısı ve badem kahvesinin de coğrafi işaret belgeleri alındığında gastronomi turizmi için büyük avantaj yakalanmış olacak.
Turizm denince sadece deniz, kum ve güneş akla gelmemeli. Tarihi ve kültürel miras da en büyük hazinedir. Gaziantep neredeyse tüm turizm gelirini gastronomi ve Zeugma müzesi meraklılarından elde etmekte. Alanya’da da neden yılın tamamına ya da ‘ölü sezon’ sürecini yayılan alternatif içerikli gastro turizm geliri olmasın.
