Her sabah işyerlerimize adım attığımızda, çoğu zaman kapıların önünde bizleri karşılayan manzara ne yazık ki güne huzurla başlamamıza engel oluyor: kaldırıma, yola, mazgallara saçılmış sigara izmaritleri ve daha fazlası… Temizlik görevlileri her gün toplasa da ertesi gün aynı tabloyla karşılaşıyoruz.
Oysa bu sokaklar ve caddeler hepimizin değil mi? Temizleyen de kullanan da bizler değil miyiz?
Balkonda içilen sigaranın izmariti aşağıya atmak, dükkân önünde içilen sigaranın izmariti kaldırıma bırakmak, arabada içilen sigaranın izmariti caddeye dökmek, Plajda içilen sigaranın izmaritini kumsala gömmek…. Say say bitmeyecek. Ama hepsi ayrı bir utanç vesilesi. Bu davranışların hem hijyen hem de görsellik açısından topluma karşı yanlış olduğunu anlatmak artık zordan öte imkânsız hale geliyor.
Çünkü mesele sadece estetik açıdan değil, aynı zamanda hayati bir risk olarak da karşımıza çıkabiliyor. Bunun en belirgin ve basit örneği orman yangınlarının önemli bir kısmı söndürülmeden doğaya veya yol kenarlarına atılan izmaritlerden çıkıyor olmasıdır.
Üstelik mazgallara ve yağmur suyu giderlerine atılan izmaritler, yağışlı günlerde su baskınlarına bile sebep olabiliyor. Yani küçücük bir izmarit, koca bir sokağın caddenin hatta şehrin düzenini bozabiliyor.
Tüm bunlara karşın; Kabahatler Kanunu’nun 41. maddesi çevreyi kirletenlere idari yaptırımlar öngörüyor. Belediyeler bu cezaları güncelleyerek uyguluyor; 2026 itibarıyla 1.042 TL’den 2.953 TL’ye kadar değişen cezalar söz konusu. Bazı büyükşehirlerde caydırıcılık için 8.700 TL’ye kadar çıkabiliyor. Ancak sorun cezanın miktarında değil, uygulamanın eksikliğinde. Denetim olmayınca kanun kitapta kalıyor, sokakta karşılığını bulamıyor.
Bunun için bir çözüm yolu bulunmalı. Eğitim mi, nasihat mi, yoksa daha ağır cezalar mı?
Belki hepsi birden. Ama en önemlisi, bu konuyu sürekli gündemde tutmak. İnsanların aklına sokmak, vicdanlarına dokunmak. Çünkü çevreye saygı, önce kendine saygıyla başlar.
Alanya’nın turizm kenti kimliğini düşündüğümüzde, izmaritlerle kirlenmiş kaldırımlar ve plajlar sadece yerel halkın değil, misafirlerimizin de gözünde büyük bir ayıp. Ayrıca bir tür geri kalmışlığın simgesidir. Şehrin vitrini olan sokaklarımızı temiz tutmak, aslında kendi onurumuzu korumaktır.
Bu haftalık yazımıza ‘’Önce Kendimize saygılı ve çevremize duyarlı olalım. İzmariti yere değil, çöpe atalım. Çünkü temiz bir Alanya, hepimizindir’’ diyerek son noktayı koyalım.
Kalın sağlıcakla…