Herkese merhaba sevgili okuyucular, sizlerle yeni bir yolculuğa başlamanın heyecanı ve mutluluğunu yaşıyorum. Sizlerle her hafta farklı konu başlıkları ile bir araya geleceğiz. Bu güzel yolculukta bana eşlik ettiğiniz için şimdiden hepinize çok teşekkür ederim. Keyifli okumalar.
Bu hafta, çokça duyduğumuz neredeyse hepimizin zaman zaman yaşadığı, mevsim geçişlerinde değişen ruh hallerinden bahsedeceğiz.
Mevsimlerin ruh halini etkileyebileceği düşüncesi çok eski zamanlara kadar dayanmaktadır. Tıp tarihinde önemli bir yeri olan Hipokrat hastalıkların başlama süreçlerinin mevsim geçişleri ile ilişkili olduğunu gözlemlemiştir.
İnsan psikolojisi kişiye göre değişebilen oldukça karmaşık bir yapıya sahiptir. Her insanın yaşadığı olaylara ve durumlara vereceği tepiler farklılık göstermektedir. Kendi içinde oldukça karmaşık olan insan psikolojisi, insanın sosyal bir varlık olması sebebiyle çevresel süreçlerden çok yoğun etkiler alabilmektedir. Bu noktada mevsimlerin insan psikolojisi üzerindeki etkisinin varlığı oldukça dikkat çekmektedir. Bilimsel olarak da DSM-5 tanı kriterleri kitabında mevsimsel duygu durumları bozuklukları başlığı altında değerlendirmesi yapılmaktadır.
Bireylerin özellikle kış aylarında havanın karanlık ve kasvetli olması, güneş ışığından mahrum kalması sebebiyle ruh halinde çöküşler yaşayabildiği gözlemlenmektedir. Kişide dikkat çeken genel olarak halsizlik, sürekli uyku hali, iştah artışı ve ya azalımı, normalde yaptığı işlere karşı isteksizlik hali vb şikâyetler ile seyreden durumlardır. Yaşanan bu süreç kişi üzerinde ilkbahar yaz aylarına kadar devam edebilmektedir.
Kimi insanlarında tam aksine bahar ve yaz aylarının gelmesi ile kışın kasvetli ve karanlık havasından çıkarken bu sürece uyum sağlamakta zorlandığı ve bu geçiş sürecinde kişilerin bir takım şikâyetleri de beraberinde yaşadığı gözlemlenmektedir. Baharın gelişi ile insanlardan genellikle şöyle söylemler duymaya başlarız; sabah kalkmakta zorlanıyorum, ne kadar uyursam uyuyayım dinlenmiş hissetmiyorum, üzerimde müthiş bir halsizlik ve yorgunluk hissi var, yapmak istediğim her şeyi erteliyorum… Kişinin bu şikâyetleri zamanla azalarak düzelme göstermektedir. Mevsimlerin insan üzerindeki etkisi gördüğümüz gibi yadsınamayacak derecede önem taşımaktadır. Peki, mevsimlerin geçişlerinden en az etkiyi almak için neler yapabiliriz:
-Düzenli fiziksel aktivite: Düzenli olarak yapılan aktiviteler vücutta endorfin salgılar ve kişinin yaşadığı belirtilerin azalmasına yardımcı olur, aynı zamanda düzenli yapılan aktiviteler uyku düzenlenmesinde de yardımcı olabilmektedir.
-Sağlıklı beslenme: Yaşanılan mevsim geçişlerin de sağlık açısından faydalı mineral ve vitamin destekli gıdalar tüketmek bu sürece olumlu etkiler sunacaktır.
-Sosyal etkileşimi arttırmak: Bu süreçte bireylerin sosyal etkileşimlerini arttırmaları yalnızlık psikolojisinden kişiyi uzaklaştırarak daha iyi hissetmesine yardımcı olabilmektedir.
-Kişisel öz bakım ve stres yönetimi: Kişinin öz bakımını aksatmadan devam ettirmesi, nefes egzersizleri, meditasyon yapması yine sürece oldukça olumlu etkiler bırakmaktadır.
-Profesyonel destek ve terapi: Kişinin kendindeki değişimleri izlemesi ve sürecin uzaması durumunda profesyonel bir destek alması iyileşmeyi hızlandıracaktır.
Küçük bir hatırlatma yapmak da fayda olacağını düşünüyorum. Mevsim geçişlerinde yaşanan bu ruhsal çöküntüler depresyon ile karıştırılabilmektedir.
Her mevsim geçişinde yaşanılan şikâyetler bir depresyon belirtisi değildir yaşanılan şikâyetlerin uzun sürmesi halinde bir uzmandan yardım almak gerekmektedir.