Yağmurun bereketi Alanya’ya uzun yıllar sonra yeniden yüzünü gösterdi.
Aralıksız ve güçlü yağışlar, suya hasret kalan toprağı doyurdu; boşalan yeraltı kaynaklarını besledi, barajları doldurdu.
Doğanın bu cömert armağanı, tarım için umut, yaşam için nefes oldu.
Ancak aynı zamanda afet boyutuna ulaşan yağışlar dereleri taşırdı, caddeleri ve sokakları sular altında bıraktı. Bu doğanın olağan döngüsünün bir parçası olarak görülebilir. Olağan olmayan ise, az miktardaki yağışlarda bile bazı cadde ve sokakların, alt geçitlerin, park ve bahçelerin suya teslim olmasıdır.
‘’İşte bu tablo, yıllardır öngörülmeyen ve gerekli yatırımların yapılmadığı yağmursuyu drenaj hatlarının artık acil müdahale gerektirdiğini bir kez daha gözler önüne sermektedir’’
Alanya’da yaşamın akışına doğrudan etki eden geçiş noktaları ve kavşaklar başta olmak üzere yağmur suyu giderlerinin, drenaj hatlarının ve kanalların elden geçirilmesi kaçınılmazdır.
İhtiyaca göre denize dikey yeni kanallar açılmalı, kuru dere ve çaylar yağmur suyunu aktarabilecek şekilde ihya edilmelidir. Kodu düşük bölgelerde bilimsel uygulamalar ve mühendislik çalışmaları devreye alınarak sorun kökten çözülmelidir.
Cadde ve sokaklarda yağmurun taşıdığı çakıl ve toprak nedeniyle oluşan aşınma ve çukurların önüne geçmek için kalıcı çözümler üretilmelidir.
Uzun mesafelerden gelerek akacak gider bulamayan su akıntılarının yollar üzerinde birikmesini engelleyecek sistemler oluşturulmalıdır.
Yağmur suyu, sel ve taşkınlara karşın altyapı sorunlarını çözmek için ilçe belediyesi, büyükşehir belediyesi, ASAT ve DSİ’nin yetki kargaşasına mahal vermeden koordineli bir şekilde harekete geçerek gerekli alt ve üst yapı yatırımlarını yapması şarttır.
Özellikle yağmur, fırtına ve diğer afetlerde belediyenin amirliğinde tüm sorumlu kurumların katkı sağlayacağı, bölgeyi ve sahayı tanıyan hızlı hareket edebilen çalışma timleri oluşturulmalıdır. Bu timler, afet anında riski azaltmada yada büyümesini engellemede etkin mücadele için kritik öneme sahiptir.
Bir diğer önemli nokta ise yağmurun getirdiği bereketi siyasete malzeme yapmak yerine, herkesin elini taşın altına koyarak Alanya için canla başla çalışmasıdır. Çünkü mesele Alanya olunca doğanın sunduğu nimeti doğru yönetmek, geleceğe güvenli ve sürdürülebilir bir yaşam bırakmak hepimizin borcudur.
Bu günlükte yazımıza "Alanya için birlik ve beraberlik içinde atılacak adımlar, yarının felaketlerini önleyecek; yağmurun bereketini afete değil, umuda dönüştürecektir" diyerek son noktayı koyalım
Kalın sağlıcakla…