Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Rektörü Ahmet Kenan Türkdoğan kendisine yeni bir danışman atadı.
Eczacı danışman KİM Vakfı Alanya Temsilcisi ve Akşebe Gençlik Platformu Temsilcisi.
Rektör Türkdoğan’a “Yeni atamanız hangi uzmanlık alanında size danışmanlık yapacak?” diye sordum.
“Kız yurtlarında kalan çok sayıda öğrencimiz var, onlarla ilişkilerimiz zayıf. Bu alanda çalışacak. Erkek yurtları için de ihtiyaç, öneriniz varsa bilmek isterim” dedi.
İkinci sorum “Bu öğrenciler zaten üniversiteye gelmiyor mu, orada iletişim kuramıyor musunuz?” oldu ancak müsait değilmiş, bu soru cevapsız kaldı.
Merakımı yenemedim ve araştırmaya devam ettim.
Yurtlarda kalan üniversite öğrencilerinin sorunları ile kim ilgileniyor?
KYK’ya bağlı kız ve erkek yurtlarında alanında uzman yurt müdürü, uzman psikolog (Her yurtta 2 kişi) ve diyanetin atadığı maneviyat danışmanları görev yapıyor, öğrenciler gece-gündüz, ihtiyaç duyulacak her saatte uzmanlara ulaşabiliyormuş. Yurtlara görevli dışında girişler yasak olduğu için aileler dahil hiç kimse girip çıkamıyor, bu nedenle de içeride danışman ya da kurumdan bağlantısız bir kişinin üniversite-öğrenci ilişkileri konusunda çalışma yapmasının imkanı bulunmuyormuş.
Özetle anladığım şu; Rektör Danışmanı okul içinde maneviyat çalışabilir ama öğrenci yurdunda bu faaliyeti sürdürmesi olanaksız.
Yurtta diyanetin görevlendirdiği bir maneviyat danışmanı olduğuna göre, rektör bey nasıl bir açık gördü de atama yaptı? Bu sorunun yanıtı kendisinde...
Bu arada KİM Vakfı nedir? diye de merak ettim.
İstanbul Merkezli bir vakıf. İnternet sitesindeki şöyle tanıtılıyor: “KİM Vakfı olarak, kurulduğumuz 2010 yılından bu yana dünyanın dört bir yanından ülkemizi ziyarete gelen turistlere kültürel mirasımızın kalbi olan tarihi mekanlarda İslamiyet’i tanıtıyoruz” Buradan vakfın dini bir vakıf olduğu ancak, dini faaliyetlerinin genelde olduğu gibi herhangi bir denetime tabi olmadığı anlaşılıyor. Bu arada vakfın faaliyetlerinde daha çok üniversitelerden devşirdikleri gönüllü (!) öğrencileri kullandıklarını öğrendim.
Vakıflar Bölge Müdürlüğü kendilerine Alanya Kalesi’nde bulunan Akşebe Medresesi’ni tahsis etmiş. Ayrıca, Antalya Müftülüğünden aldıkları izinle kaledeki Süleymaniye Camii’nde turistlerle sohbet yapıyorlar. Son olarak, Alanya’da bir turiste müslümanlığa geçiş töreni yapmak istemişler ancak, durumu öğrenen Alanya Müftülüğü sadece diyanet kendi yetkisinde bulunan ihtida törenin başka yerde yapılmasına izin vermemiş.
Araştırmam devam ettikçe merakım arttı...
-Müftülüğümüzde yabancı dil bilen personel yok mu da camide vakıf görevlisi öğrenciler faaliyet gösteriyor?
-Bu öğrenciler sadece tarih mi anlatıyor? Yoksa dini sohbet yapıyor mu?
-Dini sohbet yapıyorlarsa anlattıkları Diyanet İşleri Başkanlığınca onaylı bilgiler mi?
Sordum, soruşturdum; Müftülüğümüzde ve camimizde yabancı dil bilen personel varmış.
O halde Antalya İl Müftülüğü KİM Vakfının devşirdiği öğrencilerin Süleymaniye Camii’nde çalışma yapmasına niçin izin verdi?
Eczacılık Fakültesi dahi olmayan üniversitemizde kendisine eczacı danışman atayan Sayın Rektörün danışmanına görev alanı olarak yurtla ilişkileri seçmesi, bunu bir psikolog ya da rehberlik uzmanından seçmemesi garip geliyor bana. Bu bakış açısı ile bende meselenin mesleki yetkinlik değil, vakıf faaliyetine zemin yaratmak olduğu düşüncesi oluştu.
Aktardıklarımızdan sonra akla elbette şu sorular geliyor. Sayın Rektöre bu atamayı kim yaptırdı? Atamayı telkin eden ya da talimat veren var mı? Bu kişi ya da kişiler siyasetçi mi? cevabını bekliyorum.