Alanya dünyanın dört bir yanından insanın yaşadığı bir şehir. Tam da bu nedenle ilçemizdeki devlet ve özel eğitim kurumlarında 3 bin 500 yabancı uyruklu öğrenci eğitim alıyor.
Bu öğrenciler için hafta sonu, hayata giriş anlamına gelen üniversite sınavı (YKS) yapıldı. Ve Alanya’da YKS’de tatsız durumlar yaşandı.
Alanya’nın farklı noktalarında bulunan okullarda sınava girmek isteyen yabancı uyruklu dokuz öğrenci sınava alınmadı.
Dokuz öğrenciden 4 tanesi TYT - AYT ve YDT’ye hiç giremedi.
Dokuz öğrenciden 3 tanesi TYT’ye alınmadı AYT’ye alındı.
Dokuz öğrenciden 2 tanesi TYT ve YDT’ye alınmadı.
Kısacası öğrencilerin 4 yılı çöp oldu. Kendileri, aileleri ve onlara eğitim veren öğretmenleri çaresizlik yaşadı. Sınav gününe kadar her türlü soruyu çözmeyi başaran öğrenciler, onlara destek veren aileleri ve öğretmenleri “Sınava girme” problemini geçemediler, bu nedenle sınava başlayamadılar.
Alanya gibi yerleşik yabancı sayısının bu denli fazla olduğu bir kentte sınavı yapanların bu derse çalışmadığını düşünmek istemediğim için biraz araştırdım.
Dokuz öğrencinin sınava alınmamasındaki ortak nokta kısa dönem ikametgah belgesi sorunuymuş. Oysa ÖSYM kitapçığında açıkça kısa dönem oturma izin belgesi ile sınava girilebileceği yazıyor. Bazı öğrenciler oturma izin tarihi süresine bakılarak sınava alınmamış. Bazıları pasaport göstermek istemesine rağmen dışarı çıkartılırken bazıları da “Pasaport gösteremedi” diye sınava alınmamış.
Peki yabancı bir öğrenci ikametgah belgesi olmadan her hangi bir okula kayıt yaptırabilir mi? Cevap: Yaptıramaz.
Peki yabancı öğrenci ikametgahı olmadan ÖSYM’nin sistemini aşıp sınav müracaatı yapıp sınav giriş belgesi alabilir mi? Cevap: Alamaz.
Peki bu dokuz öğrenci neden sınava sokulmadı?
1.gün üniversitede sınava girecek olan öğrenci “Belgesi yetersiz” diye dışarı çıkartılırken, 2.gün aynı belgelerle okulda sınava nasıl alındı?
Burada ciddi bir koordinasyon sorunu, hatta eğitimcilerin yorum farkından ileri gelen işgüzarlık olduğunu söylemek yanlış olmaz sanırım.
ÖSYM bu yıl gözetmen ve salon başkanları ile “zoom” üzerinden eğitim yapmış ve yabancı öğrencilerin durumu da anlatılmış.
Sınav öncesi tüm görevlilere çelişki ya da sorun yaşandığı taktirde aranmak üzere ÖSYM’nin Acil Bilgi Hattı’nın numarası da iletilmiş.
Eğitimi can kulağıyla dinleyenler hiç bir sorun yaşatmadan, olması gerektiği gibi öğrencileri sınava almış. Öyle anlaşılıyor ki, “zoom” bağlantısını açıp sesi kapatanlar ise öğrencileri mağdur etmiş.
Mağdur öğrenciler haklarını aramak üzere ÖSYM’ye itiraz dilekçelerini gönderdi. Mahkeme yoluyla da haklarını aramak üzere çoktan harekete geçtiler.
Şimdi, başta ÖSYM’nin Alanya Koordinatörlüğü daha sonra da kurumun ilgili birimlerince konunun araştırılarak, sorumlular hakkında gereken idari müeyyidelerin hemen uygulanması gerekiyor. Aksi halde eğitimde fırsat eşitliğinden söz etmek imkansızlaşır.