Alanya’nın nadide konumlarından bir diğeri de Damlataş.
Heybetli Alanya Kalesi’nin eteklerinde, yeşil yamaçları seyrederken denize girmenin keyif noktası yani...
Önümüzdeki günlerde eski adıyla Damlataş Restoran olan bu belediye mülkü de ihaleye çıkacak. Hatta önce işletmedeki kiracı tahliye edilecek, sonrasında ihale süreci başlatılacak.
Tıpkı OCCO gibi burasıda 2000’lerin başında yapılan bir proje ile işletmeci ve vizyon değiştirmişti.
Ve ne yazık ki tıpkı OCCO gibi burası da dikiş tutmadı.
İçerisi disko bar modunda.
Dışarısı denize nazır ama tıkış tıkış. Ferahlık yok. İçine çektiğinde gelen deniz havası değil sanki. Damlataş Mağarası giriş yolu ile birlikte avam, dağınık bir alan görüntüsü var.
İşte bu nedenle “OCCO’ya benzemesin” cümlesindeki kastım, daha ihale aşamasından başlayarak yeniden, daha Alanya’ya özgü, daha biz bir mekan oluşturması beklentisini ifade eder.
OCCO ya da Damlataş gibi alanlar, hatta buna İskele’yi de ekleyebiliriz, dışarıdan bakınca içeri görünmeli. Karanlık, bakımsız ve ruhsuz işletme görüntüsü sadece o mekana değil tüm kente sirayet ediyor çünkü...
Şimdi, önce dün ki yazımdan sonra okurlardan gelen iki mesajı paylaşacağım.
İlk mesaj “Kamuoyunu aydınlatma adına güzel bir yazı olmuş, bilgilendirme gayet güzel, kaleminize sağlık. Bence belediyelerin mülklerini kiraya verme şartlarında kanun değiştirilmesi gerekiyor. Belediye mülklerinin maksimum üç yıllığına, parayı kim verirse ona verilmesi tartışmaya açılmalı. Hiç bir aklı başında esnaf üç sene sonra kimin geleceği? Kaç para olacağı? Ne olacağını bilmediği bir yere yatırım yapmaz. O yüzden dışarıdan, sağdan soldan gelenler yatırım yapıyor, güzelim mekanlar maalesef sürekli değişken işletme zihniyetleri yüzünden marka değerimiz yitiyor.”
İkinci mesaj “Sistem yanlış, bu kadar büyük ticari yatırım yapılan bir işletme 3 yıl gibi kısa bir süre için ihaleye çıkmaz. İnsanlar yatırımlarını bile amorti etmekse zorlanıyorlar. O yüzden belediye dükkanlarında güçlü firmalar kiracı olmuyor, bazı değerli alanlar 5+5 yıl gibi bir formülle verilmeli. O zaman kurumsal şirketler de girer, şehre hem istikrar hem de kalite gelir.”
Şehrin sembol noktalarında yıllarca yaşayacak, kurumsallaşmış işletmelerin olması, muhatabın bilinmesi, her sene değişen personelin olmaması beklentisi bir yana, kent kimliğini yansıtacak mekanlara ihtiyaç var.
Bildiğim kadarıyla Alanya Belediye Başkanı Hasan Sipahioğlu döneminde bu mekanların ihalesine katılım şartlarından biri “5 yıllık turizm işletme belgesine” sahip olunması zorunluluğuydu.
Bir başka ifade ile turizmi bilmek, bu alanda yatırımı ve deneyimi olmak ön koşuldu.
Öncelik para değildi. Ayrıca işletme 5 yıllığına ihaleye çıkılıyordu.
Bu uygulamadan neden vazgeçildi?
Gelinen aşamada kentin önemli noktalarını korumak, marka değeri geliştirmek için ihale şartnamelerini geçmiş dönemlerin deneyimlerinden istifade ederek güncellemenin yararlı olacağı fikrindeyim.