Dünyada baş gösteren kuraklık sorunu ülkemizde dolayısı ile Alanya’da ziyadesi ile hissediliyor. Çiftçi bahçesindeki ürünler için yeterli su bulmakta zorlandığı gibi besici de hayvanlarını sulayacak suyu bulmakta zorlanmaya başladı. Hatta bazı mahallelerde günlük ihtiyacı karşılayacak su bulmakta zorlanılıyor. Tabiri caizse neredeyse teyemmüm yapacak hale düşecek halk.


Tüm bunlara rağmen gerçekle yüzleşmekten kaçınmaya gerek yok. Tropikal üretim kısa sürede getirisi yüksek üretim potansiyeline sahip ancak susuzluk aldı başını gidiyor. Hal böyleyken hadi eski bahçeleri geç her geçen gün yeni avokado, mango, muz serası ya da su tüketimi fazla olan diğer tropikal ürünleri dikmek doğru mu?
Sıcaklık arttıkça, bitki su tüketimi artar.


Güneşlenme süresi arttıkça, bitki su tüketimi artar.


Alanya olarak tüm bunlara sahibiz dolayısı ile su tüketimi daha az olan ürünlere evrilmemiz doğru olmaz mı?


ALTSO, Alanya Belediyesi, Tarım Müdürlüğü, Ziraat Odası ve Keçiboynuzu Üreticiler Birliği iş birliğinde düzenlenen hasat şenliği henüz çok taze. Baharda ALTSO ve Belediye iş birliğinde pilot mahallede 5 bin fidan dağıtıldı. Kuraklık ile mücadele konusunda fevkalade doğru bir tercih. Keçiboynuzu dışında Alanya’da hem sahil hem de kırsal zeytincilik için çok elverişli. Her geçen gün değeri de daha çok biliniyor.


İncir konusunda da Alanya başarılı üretim alanlarına sahip olabilir. Üstelik incirin tazesinin pazarı ayrı kurusunun pazarı ayrı, pestil, bestel, reçel, zeytinyağı incir kürü, farklı türlerde değerlendirilebilir. Badem yetiştiriciliği de bölgemizde başarılı. Üstelik hem çağla olarak hem de kabuklu veya iç badem olarak piyasası çok kıymetli. Üstelik keçiboynuzu, zeytin, incir ve badem bahçesi oluşturulursa su tüketimi fidan dönemi dışında tropikal meyvelere nazaran 1-2 haftalık tüketim neredeyse yaz boyu ihtiyacı karşılar.


Elbette bu tür radikal dönüşümler kişilerin tek başına üstesinde geleceği durumlar değil. Siyasi partiler, STK’lar, kamu kurumları, üretici birlikleri, haller, yerel yönetimler, tarım ve orman- çevre şehircilik ve iklim değişikliği müdürlükleri, akademisyenler, ziraat mühendisleri ve jeoloji mühendisleri dahi konuya dahil olmalı.
Hülasa kuraklık alarmı arştan duyulurken, su kaynakları kurumuşken, çekilen yer altı suları nedeniyle Alanya’da da küçük obruklar oluşmaya başlamışken suya daha az ihtiyaç duyulan getirisi de düşük olmayan türlere yönelik bahçe kurulumlarını teşvik etmek üzere herkes elini taşın altına koymalı. Yoksa taşıma su ile bu işler bir yere kadar olur.


Akarsuların önlerine gölet baraj yapılsın yapılmasına da en erken 10 senede biter bugün başlasa, başlayanların durumunu görüyorsunuz. Kaldı ki denizlerde canlı yaşamının sağlıklı şekilde devamlılığı açısından da su akışının sürekliği önemli.