Alanya’nın dünyaca ünlü sahili Kleopatra.

Kentin simgesi bu konum üzerinde otel büfelerinden kalan iki önemli noktadan biri; eski adıyla Belediye Misafirhanesi, popüler adıyla OCCO, tartışmalı günler yaşadı.

Mekan, eskiyi bilenlerin hiç bir zaman alışamadığı OCCO’dan önce de tartışılırdı. Ancak o zamanın tartışma nedeni şimdi ki gerekçeler değildi.

Filika’dan sonra dikiş tutmadı mekan.

Yılların turizmcisi Müfit Kaptanoğlu’nun işlettiği; kalite, sadelik ve lezzet mekanı Filika, 20 yıl önce de ihale süreci yaşamış, Adnan Sipahioğlu’nun ihaleyi kazanması ile mekan parlak günlerinden uzaklaşmıştı. Yeni ihaleye kadar vasat kalan işletme, Kaptanoğlu’nun yeniden ihaleyi kazanması ile imajını düzeltmişti.

Filika’da ikinci Kaptanoğlu devri bir belediye müteahhidinin ihaleye girip kazanması ile sona ermiş, mekan şaşalı günlerine yeniden veda etmişti.

Bu dönem de uzun sürmedi. Yeniden ihale yapıldı ve OCCO ile mekan bambaşka bir boyuta geçti. Açıldıktan bir süre sonra gittiğimde ilk gördüğüm garip bir şekilde büyümüş olmasıydı. Minimallikten uzak, girişi karmaşık, denize kapalı, iç karartıcı bir duygu yükleyen OCCO kira sözleşme süresinin bitmesinden 1 yıl önce tartışılmaya başlandı. Erken gelen tartışmanın nedeni ortaklar arasındaki anlaşmazlıktı. Şimdi gündemimize gelen tarafı ise daha genel, hatta kamusal...

Öğrendik ki OCCO’da mekan içinde mekan varmış. Tartışmanın fitilini ateşleyen, videolarda “Ecrimisil ödedik, burası bizim” diyen kişi. Kendisi 1 ay önce sahile şezlong atmış, bu işgal birileri tarafından ihbar edilmiş ve Milli Emlak ecrimisil çıkartmış. Sit Alanı ve Kıyı Kenar içinde kalan sahile bir şekilde yayılmanın formülünü bilen kişiler ecrimisille kendisini legalleştirmeye çalışmış.

Bir işletmeden iki mekan çıkmış.

OCCO’nun kira süresi bitmeseydi, yeniden ihale edilmeseydi acaba bu durum ortaya çıkacak mıydı?

Bölge aynı zamanda sit alanı.

Peki sit alanı işgal edilmiş, Koruma Kurulu ne yapmış?

“Milli Emlak benim muhatabım” diyen hanımefendi işgalci olduğunu bu denli rahat söylerken kimden güç almış?

Ya da zaten tahliye olacağını bilen uyanıklar hava parasının peşinde miydi?

Oysa sahillerde büfe düzenlemesi var. Birisi gelip sahile kafasına göre yapı konduramaz. Otellerin rızası ile iş birlikleri kurularak sahil büfeleri işletiliyor.

Bugün yaşanan tartışma olsa olsa OCCO’ya sondan bakmak olur.

Zira servis edilen videolar tahliye işlemi sırasında işgalci taraftan çekilmiş. Kaymakamlık onayı ile Zabıta ve Kolluk tahliyeyi gerçekleştirmeye gittiğinde yaygara kopartılmış.

Yani zannedildiği gibi OCCO işgal altında değil.

Bir bardak suda kopan fırtına dinmiş. Yeni işletmecisi tadilata çoktan başlamış.

Temennim OCCO’nun Filika ruhuna geri dönmesi, aydınlık bir vizyona kavuşmasıdır.

Ve son olarak, kamu alanlarını bir ecrimisille yasallaştırabileceğini düşünen kafalara karşı daha caydırıcı olunmasını dilerim.