Alanya Belediye Başkanı Osman Tarık Özçelik, başkanlıkta ikinci yılını tamamladı. Gelecek hafta bizzat hazırladığı bütçeyle yürüttüğü çalışmalara ilişkin faaliyet raporu belediye meclisinin değerlendirmesine sunulacak.
Geride kalan iki yılda daha çok borç ödeme, delik kapatma odaklı bir çalışma dönemi geçiren Özçelik, rakiplerinin söylemiyle yatırım siyasetine girmedi. Ancak unutmamak gerekir ki; adaylığı döneminde iki buçuk yıl yatırım değil, onarım yapacağını söylemişti. “Kenti yavaşlatacağız. İki buçuk yıl tamirat ve iyileşme zamanı olacak” vaadinde bulunan Özçelik söylediğini yaptı.
Özçelik, ilk yılında yaptığı halk kafeler ile halka dokundu. Bu hizmetler devam ediyor ve görebildiğim kadarıyla yoğun ilgi görüyor.
Yine ilk yılında; kaçak yapı ile mücadele, ruhsatsız işyerleri ve kaldırımları işgal eden ruhsatsız portakal büfelerin kaldırılması gibi şehri kayıt altına almaya yönelik ciddi çalışmalar yaptı.
Şehrin turizm faaliyetinin etkinlik turizmi ile çeşitlendirilmesinde, karbon emisyonu olmayan plaj spor tesisleri ve orada organize edilen faaliyetlerde ve Gökbel’in değişen içeriğinde Özçelik’in izlerini görmek mümkün...
Elbette aradan geçen iki yılda başka şeyler de oldu. Tamamlanan yatırımlar, bütçe ve diğer detaylar mecliste incelikleriyle anlatılacaktır. Ben daha çok seçim dönemi vaatleri ile akılda kalanları yazmaya çalışıyorum. Mesela bunlardan biri iç denetim üzerineydi. Hem kendi dönemini hem de geçmiş dönemleri kuracağı denetim sistemi ile kontrol edecekti. Bu alanda çalışmalar yaptı ancak adına üçüncü göz dediği bu denetim süreci ile ilgili kamuoyu yeterince bilgilendirilmedi.
İkinci döneminin son aylarında 30 yıldır dokunulmayan Atatürk Caddesi’nde alt yapının yenilenmesi çalışmalarına girişti. Altyapı tamamlanmadan plansız büyüyen şehirde bu durumun yarattığı sorunlar, şehir yönetimini güçleştirdi. Şehir plansız olunca, elbette ortaya çıkan sorunlar da plansız olduğu için şikayetler de azalmadı. Aslında planlı, tüm kurumlarla uzlaşı içinde bir yatırım sürecinin başlatılması zordu, Özçelik zoru başardı. Ancak ara sokaklar ve daha çok belde mahallelerin yollarına dair şikayetler bitmedi. Dönemin belde belediyelerinden miras bu yolların kötü alt yapısı, ASAT, Telekom gibi firmaların plansız büyüyen şehre yetişmeye dönük kazılar yapması sorunları büyüttü. Düşük emisyonlu vasat asfaltın ömrünü vatandaş bilemeyeceğine göre, fatura belediyeye kesiliyor elbette. Burada küçük bir dokunuşa ihtiyaç vardı, vatandaşın mağduriyetini gidermek için icapçı bir onarım ekibi ile müdahale hızlandırılmalıydı.
İkinci yılında Başkan Özçelik için bence en acımasız zamanlar, partisinin belediyelerine yönelik soruşturma ve gözaltı sürecinde yaşandı. Herkesin “Belediye parasına ihtiyacı yok” sözü ile üzerinde hem fikir olduğu Özçelik bu süreçte sanki belediyede bir şey varmış gibi davrananlardan çok çekti.
Ve son olarak Başkan Özçelik’in iki yılında en çok duyduğum konulardan biri bürokratları oldu. Elbette herkesi aynı kefeye koymak olmaz; ancak “mış” gibi yapanları, belediye bürokratı olduğu halde belediyesine karşı meslek odasını kışkırtanları da dikkatten kaçırmamak lazım.