23 Ekim 2020 tarihli Alanya Postası Gazetesi’nin başlığı böyle idi.
Alanya Avokado Üreticileri Birliği Başkanı Hilmi Sevilgen isyan etmiş, yeşil alanların betonlaşması, tarım toprağı alanlarının farklı yollarla imara açılmasından şikayetçi olmuştu.
Derken, bir süredir araştırdığım; toprak koruma kanunu, tarımsal alanların korunması amaçlı yönetmelikler ve uygulama talimatlarının hangi kılıflar altında bozulduğunu sizlerle paylaşmaya karar verdim.
Aslında tüm ülkeyi ilgilendiren bir sorun ama örneklerim Alanya’dan.
Koruma altındaki Dimçayı bölgesini düşünün. Alanya’nın akciğerleri bölgede kısa sürede imalathane ve depo görünümlü iş atölyeleri çoğaldı. Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği’nden güç alarak.
Sadece Dimçayı değil. Alanya’nın doğu tarafında, karayolu kenarındaki depo adlı alanların hepsi ticarethane ve hepsi de tarımsal alan içinde. Peki nasıl oluyor da tarım alanlarına ticarethane veya imalathane yapılıyor? Öncelikle Alanya Belediyesi’nden tarımsal amaçlı yapı ruhsatı alınarak inşaat başlıyor.

Tarımsal amaçlı yapı ne demek? 03.07.2005 / 5403 tarih ve sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu 3k maddesi özetle; tarımsal bir üretim faaliyetinin sürdürülmesi sırasında ihtiyaç duyulan hammadde, yarı mamul ya da yarı mamulün saklanması için ihtiyaç duyulan yapıları tarımsal amaçlı yapı olarak tarif ediyor. Bu tanım ilgili yönetmelikte de tekrar ediliyor.

Ayrıca, Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan İl Tarım Müdürlüklerine gönderilen 26/04/2018 tarihli 68656427-020-E.1167396 sayılı Tarım Arazilerinin Korunması Kullanılması ve Planlanmasına Dair Uygulama Talimatı’nda, tarımsal amaçlı yapılarla ilgili ruhsat talebi ulaşan belediyelerin İl Tarım Müdürlüklerine müracaat ederek izin almaları gerektiği bildiriliyor.

Öte yandan, Tarım Arazilerinin Korunması Kullanılması ve Planlanmasına Dair Uygulama Talimatı’nın12 / (8). Maddesinde tarımsal amaçlı yapıların tarımsal amaç dışında kullanılamayacağı, amaç dışı kullanımının tespit edilmesi durumunda ise yapı ruhsatının iptal edileceği duyuruluyor.

Peki, Alanya Belediyesi’nce ne yapılıyor? Yasal mevzuat böyle iken tarımsal yapı ruhsatı talepleri ile ilgili olarak sadece 2/11/1985 tarihli ve 18916 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Plansız Alanlar İmar Yönetmeliği’ne göre bir değerlendirme yapılarak ruhsat verildiği, hatta değerlendirmenin sadece söz konusu yönetmeliğin parsel üzerinde inşa edilecek yapının %40’ı aşamayacağı şeklindeki tek bir fıkrasına dayandırıldığı anlaşılıyor.

Örneği netleştirelim. Alanya Belediyesi bir esnafa sahibi olduğu parselin %40’ına inşaat yapacak şekilde tarımsal yapı ruhsatı veriyor. Esnaf inşaatı parselin %60’ına ulaşacak şekilde yapıyor ve bu yapı içerisinde ticarete başlıyor. Şikayet üzerine 1 yıl sonra fazla yapılan bölüm yıkılıyor. Bu arada işletme ruhsatı olmadan çalıştığı anlaşılıyor. Esnafın müracaatı üzerine kendisine bir de işletme ruhsatı veriliyor. Şikayet yoksa fazla inşaat kontrol edilmiyor. Ticaret yapan bu işletmeye tarımsal amaçlı depo yapı ruhsatı verilmesi yanlış iken işletme ruhsatı ile yanlış daha da içinden çıkılmaz hale getiriliyor. Burada en dikkat çeken ise, yasal mevzuatın tamamına uygun, kurumlar arası işbirliğini sağlayacak bir iş süreci oluşturulmaması.

Özetle, imarsız alanlarda mantar gibi çoğalan yapıların ruhsatlandırma aşamasında ilgili mevzuat açısından incelenmediği, inşaatın yeterince denetlenmediği, işletme ruhsatı verilirken yapı ruhsatının amacına ilişkin bir kontrol yapılmadığı görülüyor. Bu cümleyi destekleyen görüş ise, bir belediye yetkilisi ile yaptığım konuşmada ortaya çıktı. Yetkili kişi, kendilerinden tarımsal yapı ruhsatı alan talep sahiplerinin sonradan bu yapıları ruhsata aykırı bir şekilde imalathaneye veya ticarethaneye dönüştüreceğini tahmin ettiklerini ancak engel olamadıklarını söyledi.

İnsan düşünmeden yapamıyor; bize lazım olan toprak acaba kamu görevlilerine ve tarım arazisi işgalcilerine lazım değil mi? Demem o ki, tarım alanları sahipsiz. Bizleri geçtim, gelecek nesilleri çok daha zor günler bekliyor.