Bazen bir çocukla göz göze geldiğimizde, onun konuşmadan da bize bir şey anlatmaya çalıştığını hissederiz. Sözcüklerinden önce bakışlarında, jestlerinde, suskunluklarında yankılanır dili. Ama o dili duyabilmek için önce kendi iç sesimizi biraz kısmamız gerekir.
Yeni neslin dili farklı. Simgelerle, emojilerle, kısa videolarla, oyun karakterleriyle konuşuyorlar. Onlar için bir “evet”, başparmağın yukarı kalkması kadar basit; bir “hayır”, sadece bir kaydırma hareketi. Bizim cümle kurarak anlattığımızı, onlar bazen bir bakışla, bazen bir şarkı sözüyle, bazen sadece sessizlikle ifade ediyor.
Ve biz onları kendi dilimizde sabitlemeye çalıştığımızda — “doğru kelimeleri kullan”, “biz böyle anlatırdık”, “şimdi böyle konuşulmaz” dediğimizde — aslında aramıza görünmez bir duvar örüyoruz. Belki bu duvar iyi niyetle kurulmuş bir koruma çemberi, ama her duvar gibi aynı zamanda bir mesafe.
Şunu kendimize sormalıyız:
Gerçekten anlamak mı istiyoruz, yoksa sadece kendi anladığımız yolla mı anlaşılmak istiyoruz?
Bir çocuğun dilini öğrenmek, yalnızca sözcüklerini değil, dünyayı algılayış biçimini, ritmini, kaygılarını ve hayallerini anlamak demektir. Onların dili bazen bir sosyal medya sesi kadar hızlı, bazen bir sessizlik kadar derin olabilir. Bu dili öğrenmek, bizim için yeni bir ülkeye göç etmek gibidir. Kendi alışkanlıklarımızı geride bırakmak ve yeni anlamlara yer açmak gerekir.
Burada kurulan şey sadece bir "terapötik bağ" değildir. Şöyle de anlatabiliriz:
Bu, birbirini olduğu gibi duyabilen iki insan arasında, yaş farkını aşan bir ortaklık anıdır. Bu anlar, öğretmeye değil birlikte öğrenmeye gönüllü olunduğunda doğar.
Çocuklar bizim çevirmenimiz değil, biz onların yol arkadaşı olmalıyız. Aynı kelimeleri kullanmamıza gerek yok; ama aynı niyetle bakabiliriz dünyaya: Anlamak, birlikte kalabilmek, beraberce büyümek.
İbn Haldun’un dediği gibi:
"Coğrafya kaderdir."
Ama dil, ilişki kurma biçimimizdir. Ve her yeni kuşak, bu dili yeniden inşa eder.
Eski kelimelerle yeni ilişkiler kuramayabiliriz. Ama yeni kelimelere kulak verirsek, belki yeniden yakınlaşabiliriz.